Aslında geri dönüp baktığımda etkilerini görmek kolaymış ama görmezden gelmek daha işime gelmiş. Çok hızlı koşardım mesela; o yıllarda uzun süre doğru dürüst koşmayı denemedim bile. Merdiven çıkmayı artık sevmiyorum ama zaten kim sever ki de geç. İnkar ediyorum öyleyse mutluyum.
Üniversiteyi bitirdikten sonra Londra'da yaşamaya başladım. Daha o zaman GSS Prim borcu gibi dertlerimiz yok. İnsanlar seyahat edebiliyor, biraz gezeyim dünyaya bakışım değişsin filan diyebiliyor. Hey gidi... Neyse ki iş de buluyorum; belli bir düzen oturuyor.
Türkiye'den farklı olarak burada kapalı alanlarda sigara içme yasağı var ve sigara çok daha pahalı. Elbette bu yasaklar etkiliyor. Zaten gazetede bir yerlerde oraya kapalı mekanlarda sigara yasağı geldikten sonra sigarayı bırakan kişi sayısında çok büyük artış olduğunu okuyorum.
Bunlar caydırıcı şeyler ama dediğim gibi benim için tek başına yeterli değildi. Sigarayı bırakmanız gerektiğine inanmanız gerekiyor.
Valizimin her tarafına heterojen şekilde sigara paketlerini dağıttığımı hatırlarım mesela Londra'dan sigara almak zorunda kalmayayım diye. Deli gibi de cezası vardı, ne cesaret... İyi ki yakalanmamışım.
O sigaralar bitmesin diye sigarayı çok daha az içmeye çalışıyorum. Fark etmeden sigarayı bırakmadaki çok önemli bir aşamayı uygulamış oluyorum yani:
- Sadece canınız istediğinde için.
Bu ilk başta biraz anlamsız gelse de sigara içişlerin pek çoğunun işte 'Hadi sigaraya çıkıyoruz, geliyor musun?' sorusuna aklınızda o an sigara olmasa bile 'E hadi bari' olduğunu fark edebiliriz.
Yine dışarı çıkıyoruz arkadaşlarla ama sabaha kadar da dışarıda kalsam yorulmuyorum. İnsanı yoran sigara dumanıymış. Saha dinç hissetmek hoşuma gidiyor.
Sıkça metro kullanıyorum ve haliyle bolca merdiven inip çıkıyorum. Tabii ki de kesiliyorum. Genç yaşımda kendimi bu şekilde kısıtlamaktan rahatsızım.
Bir yerde oturken dışarı sigaraya çıkıp içeri girdiğinizde içeridekilere iğrenç sigara kokuyorsunuz.(aslında her zaman iğrenç sigara kokuyorsunuz da en direkt hissedileni bu galiba) İğrenç koktuğuma dair bir yorum duydum, yüz ifadelerini ise halihazırda yakalamıştım. Yerin dibine geçmemin etkisi var.
Hayat pahalı, sigara daha pahalı. E, paranın tabii ki etkisi var. Her yerden kesmeye çalışıyorum.
Dişlerim sararıyor, lekeleniyor. Benim hassas yerim dişlerim. Benim 3 katım sigara içip bembeyaz dişlere sahip olan kişileri de tanıyorum ama o yüzden bunu sigaranın sizde neden olduğu bir etkiyle kıyaslayabilirsiniz. Cildiniz kırışıyor, cilt problemleri yaşıyor, egzersiz yapamadığınız kilo alıyor olabilirsiniz. Hatta ben gözünün beyazı bile sararanları gördüm. Vücudunuza dikkatli bakın; elbet bir etkisi var.
Ev arkadaşlarımdan birinin sürekli sigara içmesinden nefret ediyorum. Bende ilginç bir şekilde en tetikleyen faktörlerden biri bu oldu. Adamı çok seviyorum ve sevmediğim kişinin sürekli sigara içmesi ben de bir tiksinmeye sebep oluyor.
Dişlerim sararıyor, lekeleniyor. Benim hassas yerim dişlerim. Benim 3 katım sigara içip bembeyaz dişlere sahip olan kişileri de tanıyorum ama o yüzden bunu sigaranın sizde neden olduğu bir etkiyle kıyaslayabilirsiniz. Cildiniz kırışıyor, cilt problemleri yaşıyor, egzersiz yapamadığınız kilo alıyor olabilirsiniz. Hatta ben gözünün beyazı bile sararanları gördüm. Vücudunuza dikkatli bakın; elbet bir etkisi var.
Ev arkadaşlarımdan birinin sürekli sigara içmesinden nefret ediyorum. Bende ilginç bir şekilde en tetikleyen faktörlerden biri bu oldu. Adamı çok seviyorum ve sevmediğim kişinin sürekli sigara içmesi ben de bir tiksinmeye sebep oluyor.
İstanbul'da beraber sigara içmek sosyalleşmeyi daha çok sağlarken burada kimsenin sigara içmediği mekanlarda ben sigara içmek için dışarı çıkınca tam tersi bir etki gösteriyor. E sosyalleşmeye de bir faydası kalmadı.
Yıllar çabuk geçmiş... bu yaşımda neredeyse on senelik sigara içicisi olduğuma inanamıyorum.
Yani tek bir etken yok ama tüm bunlar birleşince ilk defa sigarayı bırakmayı ciddi ciddi düşünüyorum.
Basit gibi görünse de bu ilk adım çok önemli. Düşünün ve her şey başlasın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder